Ayışığı Sanat Merkezi tarafından İstanbul'da düzenlenen Ekin Sanat Konferansı'na katılan tiyatrocu Mehmet Esatoğlu, "sanat, devlet ve sponsor" ilişkisini değerlendirdi. 1980 askeri darbesinde sanatçıların yaşadıklarını anlatan Esatoğlu, darbeden sonra devletin sanatçıya kaynak aktardığını ve sanatçının ne yapıp-yapmayacağına da karar verildiğini belirtti. Esatoğlu, kırmızıçizgiler çekilen toplumcu tiyatroda artık sistemle hesaplaşan oyunların azaldığını söyledi. Reklam piyasasının gelişmesiyle büyük paralar kazanan sanatçıların yerlerini kaybetmemek uğruna toplumcu sanatı terk ettiklerini ifade eden Esatoğlu, "bu insanların gerçeğin en açık yalancıları haline geldiğini" söyledi.
Esatoğlu, egemen sınıfın toplumcu sanatın tüm kanallarının önünü kestiğine de kaydetti. Sanatçının boş bıraktığı her alanı dolduran burjuvazinin "bir Yılmaz Güney rüyası daha görmemek için" toplumcu sanatın önünü kestiğini dile getiren Esatoğlu, buna karşı sanatçıların tüm alanlarda kol kola vermesi gerektiğinin önemine işaret etti.
'Bağımsızım diyenler, düzene bağımlı'
Oturumun diğer konuşmacısı yönetmen Ahmet Soner ise, "destekçiler ile sinemacıların" ilişkilerini değerlendirdi. Destekçiler olmaksızın sinemanın yapılması gerektiğini ifade eden Soner, sponsor olduğu zaman onun reklamının film içinde yer alması zorunluluğunun da beraberinde geldiğini dile getirdi. Yönetmenin her verdiği tavizde filmin zedelendiğini belirten Soner, sponsorun filmin içeriğine dahi müdahale edilebildiğini aktardı. Türkiye'de bazı yönetmenlerin kendi sermayelerini kendileri karşıladığı için kendilerini bağımsız sinemacı olarak değerlendirdiğini ifade eden Soner, filmin parasını kendisi karşılayan Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz gibi yönetmenlerin bağımsız olmadığını söyledi. Bağımsız sinema için belirli şartların olması gerektiğini ifade eden Soner, şu eleştirilerde bulundu: "Onlar biz 'bağımsızız' diyorlar ama bağımsız değiller, bağımlılar. Bağımsız olmak düzenden de bağımsız olmak demektir. Sadece sermayeden değil. Bu düzenin sinema formatına girmemektir. Bağımsız sinemacı sınırlamaya girmez."
Bağımsız sinema yapan bir yönetmenin aynı zamanda filminde star kullanmaması gerektiğini de ifade eden Soner, "bağımsız sinemacı" kategorisine "Karpuz kabuğundan gemiler yapmak" filmini çeken Ahmet Uluçay ile bir diğer yönetmen Uygar Asamı gösterdi.
<<Önceki Haber || Sonraki Haber>>